|
İKLİM
Sivas
çevre illere göre
kendine has bir
iklim karekterine
sahiptir. Çevresine
göre bir mikroklima
iklim bölgesidir. Bu
özelliği sağlayan
temel faktörler;
çevre illere göre
daha yüksek oluşu,
kuzey rüzgarlarına
açık oluşu, engebeli
bir yapıya sahip
oluşu, yıl içinde
değişen basınç
farkı, il
topraklarının farklı
coğrafi bölgelerde
yer alması. Sivas'ta
aralarında küçük
farklar olmakla
birlikte ana
hatlarıyla karasal
iklim görülür.
Yazları çok sıcak ve
kurak olup, kış
ayları ise soğuk ve
kar yağışlıdır.
Sivas İlinin büyük
bir kesimi yazları
sıcak ve kurak,
kışları soğuk ve
karlı geçen karasal
İç Anadolu ikliminin
etkisinde
kalmaktadır. Fakat
kuzeyde Karadeniz,
doğuda Doğu Anadolu
yüksek bölge
ikliminin etkileri
bulunmaktadır.
BİTKİ ÖRTÜSÜ
Karasal
iklim kuşağında,
ilkbaharda karların
erimesiyle dağlar,
tepeler ve platolar
yeşil bir bitki
örtüsü ile kaplanır.
Ama bu uzun sürmez.
Sıcakların
artmasıyla kuruyan
bu bitkilerin
yerlerini geven,
sığırkuyruğu, kekik
ve sarıçiçek gibi
bozkır bitkileri
alır. Yine ilin
karasal iklim
bölgelerinde kısa
süreli bitkilere,
ayrıca orman
ağaçlarından oluşan
küçük kümelere
rastlanır.
Genellikle karaçam,
kızılçam ve ardıç
gibi iğne yapraklı
ve meşe gibi
yapraklı ağaçlardan
oluşan bu
topluluklar, yüz yıl
kadar önce tüm
bölgeyi kaplayan
zengin orman
örtüsünün son
kalıntıları
durumundadır.
Sivas
İlinin Yeşilırmak
Havzası'na giren ve
Karadeniz ikliminden
etkilenen Suşehri ve
Koyulhisar
yörelerinde bitki
örtüsü açısından
tümüyle değişik bir
görünüm vardır. Bu
yöreler iğne
yapraklı ağaçlardan
oluşan zengin
ormanlarla kaplıdır.
Bu orman örtüsünü
sürekli yeşil kalan
çok çeşitli ve
zengin ağaççıklar
ile otsu bitkiler
tamamlamaktadır.
YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ
Sivas
ilinde ortalama
yükselti 1000 m.
üstündedir. Dağlar,
bu dağlar arasında
uzanan vadiler,
çukurlarda oluşmuş
ovalar ve yüksek
platolar Sivas'taki
başlıca yeryüzü
şekillerini
oluşturur.
Sivas İlinde
ağırlıklı yeryüzü
şeklini platolar
oluşturmaktadır. İl
alanının % 47.6 sı
platolarla, % 46.2
si dağlarla, %6.2 si
ise ovalarla
kaplıdır.
A)Dağlar:
İldeki
dağlar III.zamanda
başlayan Alp
kıvrımlaşması
sırasında Kuzey ve
Güney Anadolu dağ
sistemleri de
belirginleşmiştir.
Kuzey Anadolu
dağlarının güneye,
Güney Anadolu
dağlarının kuzeye
açılan kolları il
alanının büyük
bölümünü
kaplamaktadır.
Kuzey
Anadolu sistemine
bağlı dağlar, Kelkit
vadisiyle Kızılırmak
vadisi arasını
doldurarak batı-doğu
doğrultusunda
uzanır. Tüm Güney
Anadolu'yu batıdan
doğuya doğru geçen
Toroslara bağlı
dağlar ise
Şarkışla'dan
başlayıp ilin
ortalarına doğru
sokulur. Bu iki
sıranın dışında
kalan ve genellikle
tek tek yükselen
dağlar, ilin ikinci
dereceden
kabartıları
durumundadır.
1.Köse Dağları :
Kuzey Anadolu
sıradağlarının
güneye açılan en
önemli kollarından
biri olan Köse
Dağları gerek
yükselti gerek
uzunluk gerek
kapladıkları alan
açısından Sivas'ın
en önemli
dağlarıdır.
Yıldızeli'ndeki
2537m. Yükseltili
Yıldız Dağı'yla
başlamaktadır.
Doğuya doğru Asmalı
Dağı(2406m), Tekeli
Dağı(2621 m), Köse
Dağı (3050 m.) ve
Kızıldağ (3015
m.)ile süren bu
dağlara kimi
kaynaklarda
Kızılırmak Yayı
Dağları, kimilerinde
de Yeşilırmak Yayı
dağları denir. Bu
yüksek sıra Doğu
Anadolu Dağlarıyla
birleşmektedir.
Kuzeyde Kelkit
Vadisine doğru
yükseltisi hızla
azalan Köse
Dağlarının büyük
bölümü Karadeniz
Bölgesinde
kalmaktadır. Bu
nedenle Karadeniz
ikliminin etkileri
güçlüdür. Köse
Dağlarının Kuzey
yamaçları yer yer
iğneli ağaçlarla,
yapraklılardan meşe
ve menengiç
ağaçlarından oluşan
ormanlarla kaplıdır.
2.Tecer Dağları :
T orosların
kuzeye açılan bir
kolu durumunda
bulunan Tecer
Dağları,Gemerek-Şarkışla
arasından başlar,
kuzeydoğuya doğru
geniş bir yay çizer
ve Sivas-Kangal
arasında Kulmaç
Dağları adını alır.
Huma Çayı Vadisi
Tecer Dağlarını
ikiye ayırır.
Kuzeydeki sıra
Çengelli, güneydeki
sıra Deli Dağı adını
alır. Bu iki sıra
doğuya doğru
uzanarak Doğu
Anadolu Dağlarıyla
birleşir.
3.Akdağlar:
Kızılırmak Vadisinin
batısından başlar.
Kuzeydoğu yönünde
uzanır. Sivas-Tokat
ve Sivas-Yozgat
sınırını oluşturur.
Yıldızeli Çayı ile
Kızılırmak Vadisi
arasındaki üçgen
alanı bütünüyle
kaplayan Akdağlar,
fazla yüksek
değildir. Kolay
geçit veren, yavaş
yavaş yükselen bir
kütledir. Kuzeyden
azda olsa Karadeniz
iklimine açık olduğu
için dağların yüksek
kesimleri geniş ve
iğne yapraklı
ormanlarla kaplıdır.
Bu ormanlar İç
Anadolu Bölgesinin
en önemli orman
serisini oluşturur.
4.İncebel Dağları :
Toros sistemine
bağlı olan İncebel
Dağları, Gemerek
yöresinde Tecer
Dağlarından ayrılır.
Kızılırmak vadisiyle
Gemerek-Şarkışla
çöküntü oluğu
arasını doldurarak
kuzeydoğu yönünde
uzanmaktadır. Fazla
yüksek olmayan,
aşınarak kütleşmiş
bu sıra
Kızılırmak'ın
kollarınca
parçalanmıştır. En
yüksek dorukları,
1712 m. Yükseltili
Karayüce Tepe ile
1789 m. yükseltili
Yücepınar Tepe'dir.
Deniz etkilerine
kapalı olan İncebel
Dağlarında iklim çok
serttir. Bu nedenle
bitki örtüsünden
yoksundur.
5.Yama Dağı :
Volkanik yapılı bir
dağdır. Çaltı
suyunun kollarıyla
sıkça
parçalanmıştır.
Divriği-Çetinkaya
yöresinde çok sayıda
yüksek plato
tarafından
kuşatılmıştır.
Genellikle çıplak;
bitki örtüsü
bakımından fakirdir.
B)Nehirler :
Sivas
akarsu bakımından
oldukça zengindir.
Ancak bu
akarsulardan
vadilerin dar ve
derin olması
nedeniyle yeteri
kadar
yararlanılamaz.
1.Kızılırmak:
Kızıldağ tepesinin
güney yamaçlarından
birkaç kol halinde
çıkar. İmranlı
yakınlarına kadar
ayrı akan kollar
İmranlı önlerinde
birleşerek
Kızılırmak adını
alır. Zara'ya girer,
Kösedağı
eteklerinden gelen
Habeş (Arap) çayını
ve Zara ovasının
güneyinde Acısuyu
aldıktan sonra Hafik
yönünde akışını
sürdürür. Hafik
önlerinde Koruçay ve
Acı Irmakı aldıktan
sonra yavaş yavaş
Sivas'ta Tecer
Çayı,Mundar Irmak,
Mısmılırmak ve biraz
daha batıda Yıldız
Irmağını alır.
Yıldızeli
topraklarından
geçerken Kalın
Suyuyla birleşir.
Şarkışla'da Kaldırak
Çayı, Acısu,
Gemerek'te Sızır
Çayı, Kasımbeyli
Deresini ve
kaynağını Sızır
Kasabasından alan
Göksu Çayını
aldıktan sonra
Deveboynu yöresinde
Sivas topraklarına
veda eder.
Anadolu'nun
ortasında büyük bir
kavis çizerek
Karadeniz'e dökülen
Kızılırmak'ın suyu
Zara'ya gelinceye
kadar tatlıdır.
Suyunun tuzlanması
Zara'dan sonra
başlar. Anadolu'da
Türk hakimiyetinden
önce, Kızılırmak'a
"HALYS" veya tuzlu
deniliyordu. Bu isim
batı kaynaklarından
zamanımıza kadar
gelmiştir. Bizans
eserlerinde nehrin
adı "HALYS" veya
Alis "ALYS" olarak
geçmektedir.
Nehrin
gerek eski ismi
gerekse bugünkü batı
kaynaklarındaki
Türkçe karşılığı,
Kızılırmak'ın
havzasının fiziksel
ve Kimyasal
özellikleriyle
ilgilidir. Nehrin
yayıldığı alanda
alçıtaşı ve tuz
yatakları bulunan
kumlu, kireçli ve
ekseriyeti kızıl
topraklar geniş yer
tutmaktadır. Nehrin
havzasında pek çok
tuz yataklarına da
rastlanır.
2.Kelkit Çayı :
Gümüşhane
topraklarından doğan
Kelkit Çayı, Suşehri
sınırıyla ilimiz
topraklarına
girdikten sonra dar
ve derin bir vadiden
akarak Koyulhisar,
Reşadiye
sınırlarıyla ilimiz
topraklarını
terkeder.
Kızıldağ'dan çıkan
Akşar ve Gemin
dereleri önemli
kollarındandır.
Karaçam
yörelerinden gelen
derelerle de büyük
ölçüde beslenir.
Daracık vadisi kış
aylarında kar
tutmadığından ulaşım
oldukça uygundur.
Erzincan-Tokat
karayolu da bu
vadiyi takip
etmektedir. Sivas
topraklarında Kelkit
Çayından pek
yararlanılmaz.
3.Tozanlı Çayı:
Köse Dağı'nın batı
yamaçlarından
kaynaklanan Tozanlı
Çayı, birkaç
kaynağın
birleşmesiyle
meydana gelir.
Yatağı oldukça
meyillidir.
Şerefiye'yi
geçtikten sonra
ormanlık yamaçların
oluşturduğu derin
bir vadide büyük bir
hızla akışını
sürdürürken
küçük-büyük birçok
dereyi de beraberine
alarak Doğanşar
önlerinde yoluna
devam eder. Bu arada
Asmalı ve Tekeli
dağlarından akan
dereler de Tozanlı
Çayına ulaşır.
Almus
Barajı bu çay
üzerinde
kurulmuştur. Tozanlı
Çayı da Sivas
topraklarında pek
fazla kullanılmaz.
Samsun yakınlarında
kurulan Karakaya
Barajı da yine
Tozanlı Çayı ile
Kelkit Çayının
meydana getirdiği
Yeşilırmak üzerinde
kurulmuştur.
4.Çaltı Çayı :
Sivas'ın güney
sıradağlarını
oluşturan dağlardan
kaynaklanan Çaltı
Çayı, Yılanlı
dağlarından çıkan
Güneş Çayı ile
Tecer, Gürleyük ve
Karabel yörelerinden
kaynaklanan Sincan
Çayının, Divriği
yakınlarında Cürek
boğazında
birleşmesiyle
meydana gelir ve
burada Çaltı adını
alır. Keban Barajına
kaynaklık eder.
Divriği önlerinde
akışını sürdüren
Çaltı Çayı
Sivas-Erzincan
demiryolunu takip
eder. Uzunluğu 180
km'yi bulmaktadır.
5.Tohma Çayı :
Fırat nehrinin
önemli kollarından
Tohma Çayı, her
ikisi de Tohma adını
taşıyan iki büyük
kolun birleşmesiyle
meydana gelir.
Bunlardan Kangal
Tohması, Şarkışla
sınırları içerisinde
bulunan Karatonus
dağlarından doğar.
Kangal
topraklarından
geçerken Havuz
yazısından geçen
Havuzlu suyunu da
alır. Bu suya
Çamurlu da denir.
Gürün Tohması
Tahtalı dağlarının
eteklerinden doğar.
Gürün ilçe merkezi
önlerinden geçerken
Gökpınar ve Sazcağız
derelerini de alarak
yoluna devam eder.
Malatya sınırları
içinde Kangal
Tohması ile
birleşerek Fırat
nehrine dökülmek
üzere yoluna devam
eder.
C)Ovalar ve Vadiler:
Sivas
ilinde vadi
oluşumları çok
önemlidir. İlin
kuzeydoğusu ve
batısındaki yüksek
kesimden kaynaklanan
akarsular,
genellikle batı ve
güney yörelerinden
akmaktadır. Bu hızla
akışlı sular dar ve
derin oluklar
açmıştır. Vadiler il
alanının batısında
yer yer
genişleyerek, il
tarımında
belirleyici rol
oynayan alüvyonlu
ovalara
dönüşmektedir.
Sivas'ta vadilerin
ikinci önemli rolü
de dağlar ve
platolarla kaplı bu
alanda belli başlı
ulaşım kanallarını
oluşturmalarıdır.
Yerleşim merkezleri
arasındaki kara ve
demiryolu ulaşımı,
düzenli sıralar
oluşturan yüksek ve
sarp yapıyı
kesintiye uğratan
vadi boylarınca
sağlanır.
1.Şarkışla-Gemerek
Ovası:
Gemerek önlerinden
başlayan ova,
kuzeydoğu yönünde
yaklaşık 50 km.
uzanmaktadır.
Gemerek, Şarkışla ve
Hanlı Köyü
çevrelerinde düzlük
ova, öbür
kesimlerinde ise 1-2
km. genişlikte tarım
alanları niteliği
taşımaktadır. Acısu
vadisinde kalan
Şarkışla bölümüyle,
Kasımbeyli deresi
vadisinde kalan
Gemerek bölümünün
arası, iki vadinin
su bölüm çizgisini
oluşturmaktadır.
Ovada batı yönünde
akan Acısu ve
Kasımbeyli
deresinden sulamada
pek fazla
yararlanılamamaktadır.
Bu akarsular yazın
çok azalmaktadır.
Kuru tarım yapılan
Gemerek-Şarkışla
ovasında, İç
Anadolu'nun kışları
çok soğuk geçen
karasal iklimi
nedeniyle yanlızca
birkaç tür ürün elde
edilebilmektedir.
2.Yıldızeli(Bedehdun)
Ovası :
Yıldızeli Çayı
vadisinin genişleyen
tabanında ve
Sivas-Tokat
karayolunun iki
yanında uzanan bu
ova pek geniş
değildir. Ovanın
ortasından geçen
Yıldızeli Çayının
suları yazın iyice
azalır. Bu nedenle
sulamada pek fazla
yararlanılamaz. Bir
ovadan çok yüksek
bir düzlük
durumundaki bu tarım
alanında genellikle
tahıl
yetiştirilmektedir.
3.Suşehri Ovası:
Suşehrinin kuzeyinde
ve Kelkit vadisi
tabanında yer alan
Suşehri ovasının
yüzölçümü yalnızca
35 km.2 dir. Kelkit
Çayının taşıyarak
biriktirdiği kalın
bir alüvyal toprak
tabakasıyla kaplı
olan ovada
Karadeniz'in
yumuşatıcı etkileri
gözlenmektedir.
Ovada Karadeniz ardı
iklim özellikleri
görülmektedir.
Bitkisel ürün çok
çeşitli olup kimi
Akdeniz bitkileri
dışında hemen hemen
tüm bitkiler
yetişebilmektedir.
4.Tohma Vadisi:
İki kol halinde
başlayan Tohma
Vadisinin uzun kolu
Kulmaç Dağları'nın
güney yamaçlarından
başlamakta ve
güneydoğu yönünde
Uzunyayla'yı ortadan
bölmekte, Sarıca
yöresinde Malatya
iline girmektedir.
İl alanında
genellikle dar bir
yarık durumundadır.
Kısa olan vadi kolu
ise Gürün yöresinden
başlamakta, doğuya
doğru uzanarak aynı
ilçe sınırından
Malatya'ya
girmektedir.
5.Kızılırmak Vadisi:
İlin en önemli ve
uzun vadisidir.
İmranlı'nın
doğusundan başlayan
vadi, dar bir oluk
biçiminde vadi
yönünde uzamaktadır.
Zara yöresinde
tabanı biraz
genişleyen
Kızılırmak Vadisi
Hafik'i geçerek
merkez ilçeye girer.
Kızılırmak vadisine
burada, güneyden
Fadlım ve Tecer,
kuzeyden Yıldızeli
Çayı Vadisi
katılmakta, vadi
güneybatı yönünde
uzanmaktadır.
Kuzeybatıdan ve
Güneydoğudan gelen
çok sayıda küçük
vadiyle birleştikten
sonra da Gemerek
yöresinden il
toprakları dışına
çıkmaktadır. Sivas
ilinde çok sınırlı
yer tutan ovalık
alanların büyük bir
kısmı Kızılırmak
vadisindedir. Ama,
ana Kızılırmak
vadisi hiçbir
yerinde tam
anlamıyla ova
niteliği kazanacak
denli genişlemez.
Zara'dan genişlemeye
başlayan ana
Kızılırmak vadisi,
Hafik ve Merkez İlçe
alanlarında yer yer
akarsu yatağının her
iki yanında, 2-3 km.
genişliğinde taban
toprakları
yaratmaktadır.
Hafik'te Koru
Çayırı, Zara'da
Cencin, Devekse,
Tödürge Ovaları
adlarıyla anılan ve
bazı kesimleri
sulanan bu
topraklar, il tarımı
açısından önemlidir.
Sivas'ta ova
niteliği topraklar
daha çok ana
Kızılırmak vadisine
açılan yan vadilerin
tabanlarında
toplanmış
durumdadır.
6.Çaltı Suyu Vadisi
: İlin
önemli vadilerinden
birisi olan Çaltı
Suyu Vadisi iki kol
halinde başlar.
Birisi Kangal Çayı
vadisi adıyla Tecer
Dağlarının güneybatı
yamaçlarından,
diğeri ise Kalkım
Çayı vadisi adıyla
Yama Dağı'nın batı
yamaçlarından
başlamaktadır. Bu
iki vadi Çetinkaya
yakınlarında biraz
genişler ve
birleşir.
Birleştikten sonra
doğuya yönelen vadi,
Tatlı Çayı vadisi
adını alır ve dar
bir yarık biçiminde
Divriği yöresine dek
uzanır. Buradan
güneyden doğuya
genişçe bir yay
çizer. Kuzeyden ve
güneyden gelen
vadilerle birleşerek
Çaltı vadisi adını
almaktadır. Akkuşağı
yöresinde ana Fırat
vadisine
açılmaktadır.
Vadinin hiçbir yeri
ova niteliği
kazanacak denli
geniş değildir. Sarp
ve yüksek yapı
içinde dar bir yarık
biçimindedir. Akarsu
yatağının her iki
yanında sıralanan ve
genişliği 1-2
km.arasında değişen
bu alüvyal
toprakların bölge
tarımı açısından
önemi büyüktür.
7.Kelkit Vadisi:
Giresun Dağlarının
güney yamaçlarından
başlayan vadi, Canik
ve Giresun Dağları
ile Otlukbeli ve
Köse Dağları
arasında batı
yönünde
uzanmaktadır.
Suşehri
yakınlarından il
topraklarına
girmektedir. Kimi
yerlerde Sivas-Tokat
sınırını oluşturarak
uzanan vadi,
Koyulhisar'dan sonra
il alanı dışına
çıkmaktadır. Kelkit
vadisi Sivas
topraklarında biraz
genişlemektedir. Ama
yine de geniş ovalar
oluşturmaz. Vadi de
Karadeniz ikliminin
etkileri
görülebilmektedir.
Tarım yapılan
alüvyal toprakların
azlığına karşın,
vadide çok çeşitli
ürünler
yetiştirilebilmektedir.
D)Platolar -
Yaylalar:
Sivas'ta
platolar en önemli
yeryüzü şeklini
oluşturur.
IV.zamanın
başlarından günümüze
değin hızla aşınarak
kütleşen dağların
bir kesimi yüksek
platolara
dönüşmüştür. Orta
Anadolu platolarının
en önemlilerinden
biri olan Uzunyayla,
ilde çok geniş alan
kaplar. İlin kuzey
yarısında Meraküm
platosu geniş
düzlükler
oluşturmaktadır.
1.Uzunyayla:
Sivas'ın en büyük
platosudur.
Gemerek-Şarkışla
sınırından başlayan
Uzunyayla, Kangal
ilçesinin büyük bir
kesmini de içine
aldıktan sonra Gürün
yöresinde Malatya
sınırına dek uzanır.
Uzunyayla; Gürün,
Çetinkaya, Ulaş,
Şarkışla ve Gemerek
arasında 1500-2100
m.yükselti kuşağına
yayılan bir yüksek
platolar
topluluğudur.
Güneyden Aras
sistemine, Kuzeyden
Karadeniz dağ
sistemine bağlı
sıralarla deniz
eteklerine kapanan
Uzunyayla'da hem İç
Anadolu hem de Doğu
Anadolu iklimi
özellikleri
görülmektedir.
Yaylanın batı
kesimlerinde yazları
sıcak, kışları çok
soğuk geçen yayla
iklimi ağırlık
kazanırken, Kangal,
Gürün yörelerinde
Doğu Anadolu'nun
yüksek bölgelerine
özgü; yazları daha
serin, kışları çok
soğuk geçen yayla
iklimi egemen olmaya
başlar. Şiddetli
aşınımla toprak
tabakası
taşındığından
çayırlar da pek
azdır. Kuru tarım
yapılmaktadır.
2.Meraküm Platosu:
İl merkezinin
kuzeybatısında
uzanan geniş ve
yüksek düzlüğe
Meraküm platosu adı
verilmektedir. Büyük
kesimi 1500 m.
Üzerinde kalan
Meraküm platosu,
kuzeydeki Köse
Dağları ile deniz
etkisine kapatılmış
durumdadır. Platonun
bütününde İç
Anadolu'nun karasal
iklimi egemen
durumdadır. Kimi
kesimlerde orman
kalıntılarına
rastlanılmakla
birlikte genellikle
çıplaktır.
Uzunyayla'ya göre
zengin olan otlaklar
hayvancılık için
daha elverişli bir
ortam yaratmaktadır.
E)Göller:
Kuzey
Anadolu Dağlarıyla
Güney Anadolu
Dağlarının birbirine
yaklaştığı bir yöre
olan Sivas il
alanında kıvrılma ve
yükselmeler
sırasında bazı
kesimler çöküntüye
uğramıştır. Ayrıca
il alanında egemen
durumda olan suya
direnci az
oluşumların
erimesiyle çöküntü
alanları ortaya
çıkmıştır. Bu
çöküntü alanlarında
bazen sürekli, bazen
geçici nitelikte
göller oluşmuştur.
1.Hafik Gölü :
Hafik İlçe
merkezinin
kuzeybatısındaki bu
gölün alanı yaklaşık
1km2.dir. Derinliği
ortalama 6 m. olan
göl, dipten kaynayan
sularla
beslenmektedir.
Ortasında bir adacık
olan gölde bol balık
yaşamaktadır. Fazla
suları Kızılırmak'a
akan göl, yörenin
önemli mesire
yerlerinden biridir.
Hafik İlçesine 2 km.
Sivas'a 39 km'dir.
Çevresi piknik için
uygundur. Yeme-içme
imkanına sahiptir.
Gölde kayıkla
gezilebilir. Bol
miktarda balık
tutulabilir.
2.Tödürge Gölü
: İl Merkezine 50
km. uzaklıktaki
Tödürge Gölü
Sivas-Erzurum
karayolu yakınında
Cencin ovasının
doğusundadır.
Yüzölçümü 5km2 olan
gölün derinliği
ortalama 20 m.dir.
Derinlik en çok 45
m.dir. Dipten ve
çevreden kaynaklanan
sularla beslenen
gölde bol balık
yaşamaktadır.
1980'lerin başında
uygulanmaya başlayan
projeyle gölün fazla
suları Kızılırmak'a
akıtılmaya
başlanmıştır. Gölün
doğusunda iki adacık
vardır. Yabani yaşam
açısından önemi
büyük olan bu
adacıklarda ,
kanatlı av
hayvanlarından turna
yaşar. Soyları
tükenmek üzere
olduğundan turnalar
koruma altına
alınmıştır. Mesire
yeri olarak müsait
olup, gölde kayıkla
gezinti yapılabilir.
Balık avlanabiliri.
Göl kenarında bir
gazino vardır.
3.Gürün Gökpınar
Gölü : Suyu
çok temiz ve duru
olan Gökpınar Gölü,
Sivas'a 147 km.
Gürün ilçesine 10
km. mesafededir.
Doğal güzellikleri
ve alabalıklarıyla
ünlü olan göl,
dipten gelen
kaynaklarla
beslenmektedir.
Derinliği 15 m.yi
bulan gölünün fazla
suları Tohma Çayına
dökülür. Göl
kıyısında motel ve
gazino vardır. Gölde
kayıkla
gezilebilmektedir.
Çoğunlukla
günübirlik
ziyaretçilerin
geldiği harika bir
mesire yeridir.
4.Lota Gölleri
: Hafik'in 3 km.
doğusunda,
Sivas-Erzurum
karayolunun
kuzeyindeki göller
topluluğuna Lota
Gölleri denir.
İlkbahar
yağışlarının
başlamasıyla bu
göller kabararak
birleşir. Dipten
gelen kaynaklarla
beslenen ve derin
olan Lota Göllerinde
bol balık yaşar.
Göllerin çevresi
özellikle balık
avcılarının sıkça
geldiği yerler
arasındadır. |